Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma MerkeziEkonomik ve Sosyal Alanda

Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi

Müdürün Mesajı

müdür

Kadınların toplumda özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesi 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlayıp günümüze kadar yaklaşık bir buçuk asırdır devam eden bir süreç olmakla beraber ne yazık ki, 21. Yüzyılda gerek dünya da gerekse Türkiye'de kadınlar, çalışma hayatına katılmak, eşit işe eşit ücret almak, yönetici pozisyonlarına gelmek, iş veren olmak, seçilmek, medeni hakları kullanmak bakımından ciddi sıkıntılar içinde olmanın yanı sıra fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik şiddete maruz kalmaktadırlar.

Ülkemizde nüfusun yarısı olan kadınların ekonomik faaliyetlere katılma oranı %26'dır. Bunu artırmanın yanısıra işyerinde erkeklerle eşit haklara sahip olabilmeleri için katedilmesi gerekli mesafelerin olduğu açıktır. Diğer taraftan ülkemizde her on kadından dördü fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Bunların yanısıra ülkemizde kızların çocuk yaşta evlendirilmeleri de önemli bir sorundur. Kız çocuklarının küçük yaşlarda evlendirilmeleri yerine, eğitim sürecini tamamlayarak, meslek sahibi olduktan ve anne olmanın sorumluluklarının bilinciyle hareket edebilecekleri bir yaşta maddi ve manevi olarak gelişmiş birer birey olarak anne olmalarının sağlanması sağlıklı bir toplum yapısının oluşturulması bakımından çok önemli olup, buna doğru da Türkiye'de katedilecek çok mesafe vardır.

Toplumda kadın ve erkeklerin, kalıplaşmış toplumsal cinsiyet yargılarınca dayatılan herhangi bir sınırlandırma olmaksızın, özgürce seçim yapabilmeleri ve toplumun her alanına eşit katılabilmelerini mümkün kılan sosyo-kültürel yapının oluşması, toplumsal cinsiyet eşitliği zihniyetinin oluşturulması ile sağlanabilir. Toplumsal cinsiyet eşitliği; sosyal ve ekonomik istikrar ile adaletin temeli olduğu gibi, ekonomik kalkınmanın da ön koşuludur.  Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisine yönelik atılan her adım oldukça önemlidir. Eğitim bunun en önemli aracıdır. Toplumda eşitsizliği yeniden üreten geleneksel kalıp düşüncelerin kaldırılıp, eşitlikçi tutum ve davranışların geliştirilmesine yönelik eğitim, bireyin doğumu ile birlikte aile içinde, anaokulundan itibaren eğitimin çeşitli kademelerinde verilmelidir. Aile içi eğitim için öncelikle aile bireylerinin eğitilmesi, bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Ülkemizde, toplumsal cinsiyet eşitliğini tesis etmeye yönelik olarak, eğitimcilerin, eğitim materyallerinin ve müfredatın oluşturulmasına yönelik her türlü çaba bu anlamda çok değerlidir.Toplumsal cinsiyet eşitliği zihniyetinin oluşturulması kısa, orta ve uzun vadede sonuç alınacak farklı projelerin ivedilikle uygulamaya konulması ile mümkün olabilir.   

İşte bu noktada üniversitelere büyük görev düşmektedir. Kadının ekonomik ve sosyal statüsünün yükseltilmesine yönelik, farklı disiplinlerdeki akademisyenlerin kendi alanlarında toplumda eşitlikçi uygulamaların olmasının önündeki engelleri, sebepleri ile tespit etmeleri ve ortadan kaldırıcı projeleri geliştirip uygulanmasına öncülük etmeleri son derece önemli toplumsal sonuçlar doğuracaktır.

Biz de Sayın Rektörümüzün öncülüğünde Üniversitemiz bünyesinde bahsi geçen faaliyetleri gerçekleştirmek amacıyla, Ekonomik ve Sosyal Alanda Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ESKAR)'ı, Merkez Yönetmeliği'nin Resmi Gazete'de yayınlandığı 21 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla kurmuş bulunuyoruz.

Merkez çatısı altında Üniversitemizde farklı disiplinlerden akademisyenler ile birlikte faaliyette bulunmak ve Üniversitemizin topluma faydalı faaliyetleri başarı ile gerçekleştirebilmesi adına, kadın ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında çalışmış veya çalışmak isteyen Üniversitemiz kadın, erkek akademisyenlerini işbirliğine davet ediyorum. Merkezimizin hedeflerine ulaşabilmesinin erkeklerin de bu tür faaliyetlerin içinde aktif veya pasif olarak yer almaları ile mümkün olabileceğine inanıyorum.  

  Prof. Dr. Gülay AKGÜL YILMAZ

 

Bu sayfa Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından en son 10.05.2017 11:44:11 tarihinde güncellenmiştir.